• ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    Genel Bilgiler Müdür Mesajı
  • EĞİTİMLERİMİZ
    Açık Kurumsal
  • FOTO GALERİ
  • KAYIT
  • HABERLER
  • İLETİŞİM
  • Anasayfa
  • Tüm Haberler
  • Ebru Özdemir Nath Özel Röportajı
Ebru Özdemir Nath Özel Röportajı
İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Yoga Eğitmeni Ebru Özdemir Nath ile Yoga üzerine bir röportaj gerçekleştirdik. Yoga hakkında detaylı bilgiler veren Nath, YENİSEM Yoga eğitimlerinin içeriğinden de bahsetti.
 
  1. Yoga serüveniniz nasıl başladı?

Cevap: Uyku problemlerime çözüm ararken Yoga’yı keşfettim. Önce kendi kendime evde yapmaya başladım. Sonrasında büyük bir faydası olduğunu görünce bunu daha doğru yapabilmek için Yoga eğitmeni olmam gerektiğine karar verdim. Türkiye’de Yoga eğitmenlik sertifikası veren bir kurumdan 1 aylık bir eğitim ile ilk Yoga eğitmenlik sertifikamı aldım. Bu benim için derin bir başlangıç oldu. Bundan sonra Yoga’nın farklı derinliklerini keşfetme isteğim daha fazla arttı. Yoga’yı bir terapi sistemi olarak daha fazla öğrenmek ve yoga ile ilgili bilimsel araştırmalar yapmak için Hindistan’da bulunan SVYASA   (Swami Vivekananda Yoga Anusandhana Samsthana) Üniversite’sinde PGDYT (Post Graduate Diploma in Yoga Therapy) yüksek lisans eğitimimi tamamladım.

 

  1. Yoga size neler hissettiriyor?

Cevap: Özellikle İstanbul gibi büyükşehirde yaşayan bizler, çok hızlı bir hayat yaşıyoruz. Bu kadar hızlanmak bedenimize, doğamıza aykırı. Bu hızlı temponun, en azından günün belli saatlerinde farkındalık ile yavaşlatılması; bedenimizin bir nefes almasını, doğasına dönmesini sağlıyor. Bedenimiz yavaşladığında bütün hormon sistemimiz yenileniyor. Yoga ile tanıştığımdan beri kendimi daha mutlu, huzurlu ve en önemlisi de karşılaştığım sorunlara karşı daha güçlü hissediyorum. Hintli olan eşim ve 3 yaşındaki oğlumla beraber düzenli yoga yapıyoruz.  Yoga sayesinde ailecek sağlıklı ve mutlu hissediyoruz.     

 

  1. İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi  Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin yoga çalışmalarından biraz bahseder misiniz?

Cevap: İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversite’sinde düzenlediğimiz seminerlerden sonra gelen talepler üzerine Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde Yoga derslerine başlamaya karar verdik. Bu eğitim hem hocalarımıza hem de öğrencilerimize yönelik başlangıç seviyesi derslerinden oluşuyor. Üniversite dışından katılıma da açık, Üniversite öğrencileri ve personeline indirimli ders olanakları sunuyoruz. Derslerimizi haftada bir gün 17.30-19.00 saatleri arasında Üniversite’nin dans salonunda yapıyoruz. Bu çalışmalarda Hintli olan eşim Yoga Terapist Rishi Romeo Nath’da tecrübelerini bizimle paylaşıyor.

 

  1. Yoga ile pilates arasındaki farklar nelerdir?

Cevap: Pilates, Yoga duruşlarından üretilmiş bir çalışmadır. Pilates’de sadece bedensel çalışmalar yapılırken Yoga; beden, nefes, akıl üzerine yapılan ayrı çalışmaları bir derste bütün halinde vermektedir. Yoga sekiz basamaktan oluşur ve fiziksel çalışmalar bunun sadece bir basamağıdır. Dolayısıyla yoga her açıdan sağlıklı olmayı öğreten bir bilimdir. Pilates çalışmalarının yoga’ya göre daha dinamik olduğunu söyleyemeyeceğim. Çünkü Yoga’nın çok farklı çeşitleri var. Bazı yoga çeşitlerinin fiziksel çalışmalar bölümü, pilates’den daha fazla dinamik olabiliyor. Yoga eğitmenleri olarak pilates’de en çok eleştirdiğimiz nokta nefes verişlerin ağızdan yapılması ve bazı eğitmenler tarafından bunun günlük hayatta da devam etmesinin önerilmesidir. Yoga çalışmalarında aksi söylenmediği sürece nefes alış verişler sadece burundan gerçekleşir ve ağız nefesinin doğamıza aykırı olduğu öğretilir.

 

  1. Yoga ve meditasyon arasındaki bağ nedir?

Cevap: Patanjali’ye göre yoga’nın sekiz basamağı; Yama (Sosyal disiplin), Niyama (Bireysel disiplin), Asana (Duruşlar), Pranayama (Nefes kontrolü), Pratyahara (Nefis kontrolü), Dharana (Konsantrasyon), Dhyana, Samadhi’dir.  Meditasyon uygulamaları yoga’nın sekiz basamağının son üç basamakları olan Dharana-Dhyana-Samadhi basamaklarının bütününe verilen bir isimdir. Yani yoga, meditasyonu’da kapsamaktadır. Yoga’dan farklı ekollerde diğer basamaklar atlanarak direk meditasyon çalışmalarına başlanmaktadır, ancak bu küçük bir bebeğin emeklemeden koşmaya çalışması gibidir.

 

  1. Yogada “asana” olarak tabir edilen duruşların beden üzerindeki etkilerinden bahseder misiniz?

Cevap: Asana çalışmaları, fiziksel bedenimizdeki bütün kas gruplarını, eklemleri çalıştıran bir uygulamadır.  Yapılan asanalar, farklı iç organlarımızın asana süresince uyarılmasını ve dinlenme anında rahatlamasını bir döngü hâklinde bedene öğreterek, iç organlarımıza dinlenmeyi hatırlatır. Aynı zamanda asanalar bedenimizde nadiler dediğimiz enerji kanallarının uyarılmasını sağlayarak bedenimizdeki enerji akışının; yapılan asanaya göre farklı bölgelerde yoğunlaşmasını ve bu bölgenin şifalanmasını sağlar.

 

  1. Yoga yapan kişiler, beslenmelerinde nelere dikkat etmelidirler?

Cevap: Eski Yoga metinlerinde beslenme ile ilgili birçok bilgiler verilmiştir. Güneş enerjisini birinci kaynaktan alan taze sebze ve meyveler en çok tüketilmesi önerilen besin grubudur. Yoga metinleri vejeteryan olmayı önerir. Ancak bu zorunlu değildir. Kendi adıma hayatımın hiçbir alanında kendime kesin yasaklar koymayı uygun görmediğim için bunu öğrencilerime de önermiyorum. Bu değişim kendiliğinden oluyorsa daha kıymetlidir. Düzenli yoga yaptığımdan beri et, tavuk gibi gıdaları tüketme isteğim çok azaldı, altı sene hiç yemedim ancak oğlumun doğumundan sonra bu konuda düşüncelerim daha esnekleşti.  Özellikle yoga asanaları düzenli yapıldığında beden farkındalığı artıyor. Eğer onu dinlemeyi biliyorsak bedenimiz bize doğru yolu gösteren en güvenilir öğretmenimiz. 

 

  1. Yoga'nın seviyeleri var mı?

Cevap: Yoga’nın seviyeleri vardır. Bu seviyeler hem fiziksel, hem de zihinsel anlamda gelişen seviyelerdir. Yoga yaptıkça kişinin beden zekası gelişir, farkındalığı artar, zihnini daha iyi tanır ve değişimlerini kontrol edebilmeye başlar. 

 

  1. Asana geçişleri esnasında nefes kontrolünün önemi nedir?

Cevap: Patanjali’nin yaptığı tanımlamaya göre; Yoga’nın sekiz basamağı aynı anda gerçekleşir. Dolayısıyla asananın içindeyken pranayama dediğimiz nefes kontrolü de çok önemlidir. Nefesin derin ve düzenli akışı asananın faydalarını ve asana sırasında alınan keyfi arttırır. Farkındalık ile yapılan nefes çalışmaları sırasında bedenimizde endorfin salgısı artar. Endorfinin ağrı kesici etkisi morfinden yaklaşık 30 kat daha fazladır. Dolayısıyla derin nefesler ile asana uygulamaları yapıldığında beden daha az kas ağrıları hisseder ve daha kolay esner.

 

  1. Yoganın bir çok türü var, bu konuda sizin görüşleriniz nelerdir?

Cevap: Hindistan’da doğmuş olan yoga, batıya gittiğinde farklı türleri oluşmuştur.  Aslında her yoga eğitmeninin tarzı farklıdır.  Aynı eğitimden çıkan Yoga eğitmenlerinin derslerine katılırsanız hiçbiri aynı değildir. Her eğitmen kendi dersine temel Yoga bilgilerinin dışında kendi kişiliğinden, geçmişinden, hayallerinden eklemeler yaparak yeni bir tarz oluşturur. Bu noktada yapılan yoga’nın türü ne kadar farklı olsa da önemli olan temel ilkelerin değişmemesidir. Yoga bireyin kendine dönüşünü sağlar. Günlük yaşam koşturmacaları içinde unuttuğu bedenini, nefesini, zihnini farketmesi için fırsat sunar. Bunu her kişi farklı Yoga türü ile daha iyi tecrübe edebilir. Bazı kişiler farklı asanalardan oluşan, akış halindeki dinamik yoga derslerini severken, bazıları asanalarda uzun süre kalınan Yin Yoga’yı tercih edebilir. Bu öğrencinin yapısına, kimyasına bağlıdır. Benim eğitimini aldığım Yoga Terapi çalışmaları her hastalık için farklı yoga duruşları, nefes çalışmaları ve meditasyonlardan oluşan reçeteler sunarak, modern tıp sistemini tamamlar. Aynı zamanda birçok hastalık hiç ortaya çıkmadan bireyin kendini koruması sağlar. Korunan beden mutlu hisseder.       

 

  1. Türkiye’de yoganın federasyonlar ile olan ilişkisinden bahseder misiniz?

Cevap: Tüm Dünya’da yoga eğitmeni olmak için Yoga merkezlerinde tecrübeli eğitmenler tarafından verilen en az 200 saatlik yoğun bir eğitimi tamamlamak gerekmektedir. Bu birçok ülkede kesin kurallar ile belirlenmiş olmasa da yoga gibi derin bir bilgiyi aktarmak için en az 200 saatlik bir başlangıç yapılmasının gerekliliği yoga camiası tarafından kabul görmüştür. Türkiye Spor Bakanlığı’na bağlı olan Herkes için Spor Federasyonu’na, 2015 yılında yoga da dahil edilmiştir. Yoga bir spor değildir ancak sporu kapsar. Yoga’nın Türkiye’de Spor Bakanlığı’nın çatısı altına girmesi, yoga ile ilgili önyargıları yıkacağı ve yoga’nın toplumun tüm kesimlerinde yaygınlaşmasını sağlayacak farklı projelerin oluşturulmasına ışık tutacağı için güzel bir gelişmedir.

 

  1. Son olarak eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

Yoga hayatın her döneminde farklı şekillerde yaşam kalitemizi arttırır. Hamilelik döneminde, çocuklar için, yaşlılık döneminde farklı yoga uygulamaları yapılmaktadır. Yoga’ya başlamak için hiçbir zaman geç kalmış değilsiniz. Daha kaliteli bir yaşamı kendinizden esirgemeyin.  

Yaklaşan Programlar

    9-20

    Şubat

    Seramik Eğitimi
Tüm Program Takvimi

Duyurular

  • Temel Bilirkişi Eğitimlerimiz Devam Ediyor

  • Temel Yangın Eğitici Eğitimleri Devam Ediyor

  • Temel İlk Yardım Eğitimleri Devam Ediyor

  • HAKKIMIZDA
  • - Genel Bilgiler
  • - Müdür Mesajı
  • EĞİTİMLERİMİZ
  • - Açık
  • - Kurumsal
  • FOTO GALERİ
  • KAYIT
  • HABERLER
  • İLETİŞİM

ADRES

T.C. İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Topkapı Dr. Azmi Ofluoğlu Yerleşkesi

Maltepe Mahallesi Yılanlı Ayazma Caddesi
No: 26 P.K. 34010 Cevizlibağ / Zeytinburnu / İSTANBUL

Telefon : 444 50 01 (Dahili: 2173)
E-posta : yenisem@yeniyuzyil.edu.tr

© 2015 İSTANBUL YENİ YÜZYIL ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA MERKEZİ - YENİSEM